Kablosuz iletişimin binbir yüzü

Kablosuz iletişimin binbir yüzü



Bluetooth, kızılötesi, wireless, wimax, wi-fi... Kablosuz iletişim sağlayan bu kavramlar arasında kaybolmamak elde değil. Siz de hayatımızı kolaylaştıran bu teknolojiler arasında bir o yana bir bu yana sallanmaktan şikayetçi misiniz? O halde, bu yazı tam size hitap ediyor...

İlk icat edildiklerinde belkide taşınabilir olması hiç bir zaman düşünülmeyen bilgisayar ve cep telefonu gibi cihazlar zaman içinde hayatımızın her alanında bizim için vazgeçilmez oldu. Hal böyle olunca, bu aletleri taşınabilir kılmak için gerekli teknolojileri üretmek insanlık için bir göreve dönüştü. Bir şeyi yaratmanın olmazsa olmaz ilk adımı hayal etmek. İnsanoğlu önce bu cihazları hayal etti, sonra bir bir gerçek kıldı. Daha sonra bu cihazları birbirine kablosuz olarak bağlamakla elde edebileceği kolaylıkları kavradı. Neydi bu kolaylıklar? Zamandan, paradan, kablo kirliliğinden ve de tabiki paradan tasarruf etmek.


Telefonların ve bilgisayarların birbirleriyle kablosuz olarak iletişim kurması için ilk kullanılan teknoloji kızılötesi oldu. İnsan gözünün algılayamadığı kırmızı ışınları kullanan bu sistem, gönderici ile hedef arasındaki mesafenin uzun tutulamaması ve iletişime giren aygıtların tam olarak birbirini görmesi zorunluluğu bakımından zaman içinde yetersiz kaldı. O zaman geriye yapılacak tek bir şey kalmıştı. Bedava bir doğal kaynak olan havadaki frekans kanallarını kullanmak. İşte bluetooth, wireless, wimex ve wi-fi bu teknolojinin ürünleri. Şimdi bu teknolojileri mercek altına alalım.


Kızılötesi: Dalgaboyu 900 denizmiline denk gelen insan gözünün göremediği bir renk tayfına düşen kızılötesi ışınları, tıptan, savunmaya, bilimsel çalışmalardan tabi ki bizi en çok ilgilendiren kısa mesefede kablosuz iletişim kurmaya kadar pek çok alanda insanlığın hayatını kolaylaştırıyor. Kızılötesinin en yaygın olarak kullanıldığı cihaz ise, hepimizin evlerinde olan ve elimizden düşmeyen uzaktan kumandalar. Dalgaboyunu filtreleyen bir lens ya da gözlük takarsanız bu kırmızı ışınları görebilirsiniz. Evlerde kullanılan elektrikli sobalar ise, kızılötesi ışını yayar. Cep telefonları ve taşınabilir bilgisayarlarda bulunan kızılötesi teknolojisine ise IRDA denilmekte. ‘Infrared Data Association’ (kızılötesi veri örgütlenmesi) ifadesinin kızaltılması olan IRDA, dünyanın önde gelen elektronik ürünler üreticisi Hewlett-Packard’ın buluşu. IRDA ile güçlü aletlerde 1 ya da 2 metre, düşük aletlerde 20 ya da 30 santimetreye kadar iletişim kurulabiliniyor. Ürün transfer hızı ise, aletlerin tipine göre 115.2 Kbps’den, 4 Mbps’e kadar çıkabiliyor. Ayrıca, USB’den takılan bir kızılötesi istasyonu satın alarak, masaüstü bilgisayarınıza da bu özelliği kazandırabilirsiniz.


Bluetooth: Çok eskiden Danimarka'da ‘Harald Blatand’ adında halkın çok sevdiği bir kral yaşarmış. Kral ‘blueberry’ (çay üzümü) denen meyveyi yemekten çok hoşlanırmış. Sürekli bu meyvayı yediği için, dişleri maviymiş. Bu yüzden, halk ona ‘bluetooth’ (mavidiş) lakabını takmış. Kral ayrıca Danimarka ve Norveç'i birleştirmiş. Bluetooth teknolojisine değişik cihazların iletişim kurmasını sağladığı için, bu ismi layik görmüşler. Radyo frekanslarını kullanan bluetooth ile malesef çok uzun mesafeli iletişim kurulamıyor. 100 metre mesafeli bluetooth baz istasyonları olsa da, genellikle bu teknolojiyi kullanan ürünler 10 metre mesafe içinde haberleşebiliyor. Ericsson, IBM, Intel, Nokia ve Toshiba bu teknolojinin standartlarını belirleyen firmalar.  Sistem, bilim ve teknoloji için ayrılmış ve bedava olarak kullanılabilen 2.gGHZ frekansını kullanıyor. Bu frekans, mikrodalga fırın gibi cihazların kullandığı frekans aralığına yakın olduğu için, bu gibi aletlerin kullanıldığı alanlarda zaman zaman iletişim bozukluğu yaşanıyor.


Wireless: Telsiz anlamına gelen wireless radyo temelli sistemlerin herhangi bir fiziksel bağlantıya ihtiyaç duymadan birbirleriyle iletişim kurması teknolojisine dayanıyor. Dizüstü bilgisayarların özelliklerini okurken gözünüze çarpan 802.11 teriminden bahsedecek olursak, ilk olarak bunun elektronik ve elektronik ürünlerin standartlarını belirleme organizasyonu IEEE’nin tanımladığı wireless standartlarına verilen isim olduğunu söyleyebiliriz. Şu anda bu teknolojinin a, b ve g olmak üzere 3 ayrı versiyonu bulunuyor. 802.11/a, 5.4 ghz bandında çalışıyor ve kısa menzilli olmasına rağmen 54 Mbit/s hıza erişebiliyor. 802.11/b ise, 2.7 ghz frekansında çalışır. Açık alanda 500 metreye yaklaşan menzili vardır ve standard olarak saniyede 11 Mbps veri transferine izin verir. Günümüzdeki en yaygın kablosuz ağ teknolojisidir. Standart olarak hızı 11 Mbps olmasına rağmen aynı firmanın baz istasyonunu ve alıcılarını kullandığınız zaman 22 hatta 44 Mbps'ye kadar çıkabilir. 802.11/g ise, 2.7 ghz frekans aralığında çalışır ve 54 Mbps veri transferine izin verir.


Wi-Fi: Wi-Fi ‘Wireless Fidelity’ kavramının kısaltması. Çok havalı bir isim olması dolayısıyla insanlar Wi-Fi kavramını 802.11 kablosuz iletişim protokollerinden daha başka bir şey zannediyor. İşin aslı, Wi-Fi, 802.11 protokollerine verilen bir diğer isim.


Wimax: İşte kablosuz internetin geldiği ya da daha doğrusu geleceği son nokta. 802.11’in a,b ve g standartlarının mesafe sınırlarından bunalan insanlık Wimax teknolojisiyle sınırları zorluyor. Aslına bakacak olursak, Wimax’de, tıpkı Wi-Fi gibi olaya biraz daha renk katmak için yaratılmış bir isim. Aslında tam ismi 802.16/a. Daha önceki protokoller 300 bilemedin 500 metrede etkili olurken, Wimax vericileri, arazinin  engebesine göre 10-50 km mesafeye kadar sinyal gönderebiliyor.Wimax aynı zamanda, 54 Mbps maksimum hızı, 75 Mbps hızına kadar geliştirebiliyor. Geleceğin teknolojisi olarak gösterilen Wimax, şu an Amerika’da ve dünyanın belli başlı birkaç ülkesinde kullanılıyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Okunma : 716 Yazdır Gönder
>>> Yorumlar
   Etiket
   Bilgisayar Öğreniyorum - Bağlantı - Kablosuz bağlantı - Kablosuz bağlantı seçenekleri


Üye Girişi





Gözden Kaçanlar
Dans etmekten yorulmayan robot
Windows Mobile 7’nin çizgisi belli oluyor
Öğrenen ve yönlendiren ERP CeBIT’te
Alo’nun yenilikleri Bircom’dan
Olympus’tan yeni SLR
Özgür bankacılık CeBIT’te
Canon’dan işi acele olanlara
En havalı fare CeBIT’te
Google bu sefer zengin etti
.asia satışına şubatta başlanıyor
Ultra hafiflik ve mobilite dizüstünde
50 kişilik Ar-Ge kur 100 bin YTL’yi kap
Davanızı bilgisayar başından açacaksınız
Klavye-Mouse ağlıyor… CES bugün başladı…
Motorola'dan televizyon...
Müziğinizi yanınızda taşıyın
Adobe Web Ofis yarışında
İnternetin lideri yine Google
Bu teknoloji izlenir
Intel, çocuklara bilgisayar ulaştırma girişiminden çıktı
Gel gel gel... Mylo Mylo Mylo...
İnternette Yunanistan'dan daha hızlıyız
Kulağınızı dört açın
Küçül de çakmak cebimize gir
Sallan yuvarlan bize
Senin hoparlörünü yesinler
Denizden Olympus çıktı
WiMAX World USA 2007 Ödülü Motorola’nın
Cep telefonla
Akıllı PBX’ler görücüye çıkıyor
İnternet hızında üstüne yok
Bilişim zinciri hızla gelişiyor
Bilişim eğitimlerinde Cebit’e özel fırsatlar
Nokia kimi satın alıyor?
Tıraşta Devrim Yaratan Teknoloji
Yazıcınız sözünüzü dinlesin
ABD devi Tunçmatik’i seçti
Yeni online tercümanınız Microsoft’tan
Şarj cihazlarına çöp yolu göründü
Bang & Olufsen titretmeye geliyor
Logitech'teh iPod'culara özel
ThinkPad 15 yaşında
Yeni iPod'lar geliyor
Yeni trend: Mobil gazetecilik
Bu ekran katlanmaktan hoşlanıyor
Telekom'dan 20 megabit internet
YouTube videolarında Adsense yakında
Leopard bugün çıkıyor
Bircom’dan yeni telekom teknolojileri
USRobotics’in Ndx'le uçuracak
Çin internette hız kesmiyor
İnternet gözünüze girecek
Üçüncü nesil çok önemli bir adım
Apple % 8 büyüdü
Cep telefonu kanser yapıyor mu?
Boğaziçi Yazılım Time 2007 de
1 GB hafızalı fare

Anket

Cep Telefonu Markanız
Nokia
Motorola
Siemens
Panasonic
LG
Samsung
Sony Ericson